sanatsız kalan bir millet..
Aralık 29th, 2008ne kadarını kendisi söyledi, ne kadarı ise danıÅ?maları tarafından yaratıldı ya da kaybından sonra dile getirildi bilmiyorum ama altında M.Kemal Atatürk imzası olan tespitlerin hepsi atasözü sıfatını fazlasıyla hak etmekte.. bir ölüyken dirilen memleketimizin yeniden soluk alabilmesi için Atatürk ne yaptıysa ve söylediyse o kadar doÄ?ru ki, yeniden gömmek için bu ülkenin topraklarını aynı karanlıÄ?a, o yapılanların ve söylenen sözlerin tersini yapmak yeterli oluyor.. sistemli olarak sanatsız ve güzel olana duyarsız hale getirilen insanımız bu kadar aptal ve kolay güdümlenir hale gelmesi de bunun en güzel ispatı..
bu topraklar üzerinde yaÅ?adıÄ?ım 37 yıllık hayatımın hiç bir döneminde son 5 yılda olduÄ?u kadar duyarsız, bencil, tavırsız, Å?ekliyle zıt, söylemleriyle zıt, misyonuyla zıt insanlar yıÄ?ınını bir arada görmedim.. müzisyen olarak -fiziksel konum anlamında.. bkz. sahne birkaç santim yukarda olur- biraz daha yüksekten baktıÄ?ımız insanımızın zaman içersinde deÄ?iÅ?en beklentilerini daha bariz gözleme Å?ansımız olmakta.. müzisyen derken gerçekten tarzı ve tavrı olan, birikimli müzisyenlerden bahsediyorum.. eline gitar alıp, yaptıÄ?ı iÅ?ten habersiz, beyoÄ?lu barlarında-kafelerinde Å?uursuzca baÄ?ıran, akortsuz patavatsızlar güruhu üzerlerine alınmasınlar.. çünkü kendileri müzisyen sıfatına yapılmıÅ? en büyük hakareti teÅ?kil etmekteler ve bu sanata, ayrıca da bu sanatı icra eden asil meslektaÅ?larıma sürülen en büyük lekenin rengini taÅ?ımaktalar.. tenzi ediyorum onları..
bir Å?ahsın artistik beklentileri ve beÄ?enileri olabilmesi için belirli bir birikime ulaÅ?mıÅ? olması Å?art.. bu mutlaka çok gezerek ya da çok mürekkep yalıyarak olmuyor.. yürek gözü görmeyi bilen herkes biraz olsun iyiyi güzeli ayırmayı bilecektir.. ama bunun için de baÅ?langıç olarak kendini sevmeyi, Å?ahsına ve çevresine saygı duymayı öÄ?renmelidir.. oysa ki son dönem izleyicisine baktıÄ?ım zaman ben gördüÄ?üm tek Å?ey Å?u: çöplük.. ve ilginçtir ki en büyük saygısızlıÄ?ı müzisyen, yine sanatla uÄ?raÅ?anlardan görmektedir.. yani beklenen en kötü Å?ey olmuÅ?tur: bir ülkede sanatçı sıfatı alan insanlar, eÄ?itmeleri gereken Å?uursuz, saygısız, terbiyesiz, bencil, dünyaya bakıÅ? açısından fakir, daha aklıma gelmeyen bir sürü fena edinimi belirten sıfatla donanmıÅ? bir kitle haline dönüÅ?müÅ?tür..
sahnede müzik yapılırken çıtını bile çıkarmayan, teÅ?ekkür eden müzisyene asıl biz teÅ?ekkür ederiz diyebilen bir can gürzap tanıyorken ben, sohbetleri ! yüzünden kendi söylediÄ?imi bile -hoparlörün dibinde olmama raÄ?men- duyamadıÄ?ım genç bir oyuncu güruhunun da farkında oluyorum ki bu ne büyük ayıptır.. iÅ?te eski ve yeni farkı ülkemizde.. ayrıca bunun tek bir gözleme dayanmadan söylenebiliyor olması da olayı daha büyük bir felaket haline getiriyor..
yapılan güzelliÄ?e bu saygısızlıÄ?ı yaratan kesin nedeni bilmemekle birlikte, seneler içersinde sanatçısının !, devletinin, eÄ?itimcisinin, anne-babasının ve boÅ?vermiÅ?liÄ?in elele verdiÄ?i bu üstün çalıÅ?mayla kof bırakılmıÅ? çocuklar artık tüketici konumundalar ve her Å?eyin deÄ?erini belirlemekteler.. artık bu nedenle de geri dönüÅ? çok zor.. kısa bir süre sonra kendi sanatı ve kültürü olmayan, yürekleri daha ıÅ?ıltılı kültürlere aç ve açık olan bu insanların, tuzaÄ?a düÅ?mesi o kadar kolay olacak ki, göz açıp kapayıncaya kadar kendimizi el kapılarında ekmek dilenirken bulacaÄ?ımız aÅ?ikar.. abartıyorum sanmayın, olanı ve olacak olanı söylüyorum..
sahip çıkacak hiç bir Å?eyimiz kalmıyor gün be gün.. aklımızı baÅ?ımıza toplamanın zamanının geçmiÅ? olmasından korkuyorum..

caribbean, deja-vu, televizyondan CSI miami dersem yeter sanırım Å?imdilik.. son günlerde de jake gyllnhaal’lı, alfred molina’lı, ben kingsley’li mike newell filmi,
birisi daha iÅ?in acemisi, diÄ?eri piÅ?miÅ?i, birisi iskoç, diÄ?eri irlandalı iki tetikçi, biraz sorunlu bir iÅ?in ardından ortalık yatıÅ?ıncaya dek belçika’nın Å?irin ve sessiz kasabası bruges’e gönderilirler.. masraflar Å?irketten bu tatilin ise daha farklı bir amacı vardır.. söz konusu sorunlu iÅ? sırasında kaza ile bir çocuÄ?u öldüren ray’in (
düÅ?künü,entellektüel, ince ruhlu tetikçi tipinin metod kitabı.. farrell ise, daha ilk iÅ?inde eline çocuk kanı bulaÅ?tıran sakar, çocuksu, büyük iÅ?lerin içindeki küçük adam rolünde çok çok baÅ?arılı.. aslına bakarsanız bu tipleme ona
fakat asıl o zavallıcıklar için üzülmekteyim ben.. doÄ?aları gereÄ?i, insan olmanın getirdiÄ?i her Å?eyden dolayısıyla uzak olan bu hayvancıkların adlarının sıfat olarak kullanılması hep garip gelmiÅ?tir bana, ama dile yerleÅ?miÅ?likleri nedeniyle de zaman zaman sıfat, zaman zaman da hakaret olarak cümle içersinde yer almaları kaçınılmaz olmuÅ?..
beklenemeyecek bir Å?ahıs kendisi.. yanı sıra hayvanın deÄ?il insanın cahilinden gelir zarar.. hayvanın cahili de var mı tartıÅ?ılır, ama insanın kesin var..
çeÅ?itliliÄ?i o kadar belirgin ki, bir çok konuda bilgilenmek ve bilgilendirmek durumunda kalmanız kaçınılmaz.. bir açıdan bir sinema okulu oldukları kesin.. pitof ellerinde yetiÅ?miÅ? örneÄ?in.. daha sonra tamamı dijital çekilen ilk filme imza atan yönetmen oluvermiÅ? pitof; vidocq..
baÅ?rol oyuncularından ron perlman yarım yamalak fransızcasıyla pek iyi duruyor.. avrupa’da bütün kasting ajansları aranıp bitirilip oyuncu bulunamayınca jeunet alien:resurrection’da da birlikte çalıÅ?acaÄ?ı ron perlman’ı tercih etmiÅ?.. mütevazi ama dolu dolu bir filmografisi var ron perlman’ın.. fiziksel görünüÅ?ü fantastik filmlerin vazgeçilmez oyuncularından yapıyor o’nu.. en son hiti guillermo del toro yönetiminde hellboy ise bunlardan sadece birisi.. bizim eskiler aslan adam vincent dediÄ?imde hemen hatırlayacaklardır zaten perlman’ı.. terminator abla 
diyecek olsam bile az gelir dark knight için.. ilk filmlerinden beri sıkı takipçisi olduÄ?umuz 
ayrıca lafı gelmiÅ?ken bir daha bir batman çekilecekse ve joker olacaksa biri,o oyuncu heath ledger’ı mutlaka izlemeli.. bu jack nicholson bile olacaksa yeniden.. kötü geçirilmiÅ? ve o Å?iddetin izlerini hala taÅ?ıyan asla kurtulunmamıÅ? çocukluk bir bedende ancak bu kadar can bulur.. komik, dehÅ?et verici ve sempatik bir joker.. akıl alacak bir oyun deÄ?il ledger’ınki.. tek neden bile olsa O’nun için izlenmeli..
çok eleÅ?tiri okudum filmi izlemeden önce de sonra da.. genelde olumsuz bu eleÅ?tirilerin hiç biri etkileyemedi beni.. son indiana jones filminden sonra geçen onca seneden sonra, beyaz perdedeki beklenti ve etkileÅ?imlerinin, geçen yıllar içinde ve büyüyen birikim havuzları nedeniyle deÄ?iÅ?miÅ? olabileceÄ?ini düÅ?ünmeyen onlarca eleÅ?tirmenin görüÅ?üne gerçekten ihtiyacım yoktu.. bu biraz Å?eye benziyor; starwars’ı yıllar önce izlediÄ?imizde maket yıldız destroyerleriyle hayretlere düÅ?tükten sonra, aynı destroyerlere olan ilgimizin 3D rendering yeni nesil uzay araçlarının onların pabucunu dama atması sonucu azalması gibi örneÄ?in.. aynı çocuksu heyecanla bakamayacaksanız, eleÅ?tirmen, “yıllarını sinemaya vermiÅ? adam” edasından sıyrılamayacaksanız yeni indiana jones’u izlemenin gerçekten bir faydasını göremeyeceklerini biliyor olmaları gerekirdi aslında..
yeni indiana jones’a.. pek de sevdim.. her zamanki kaçmaca-kovalamaca, onca aksiyon, vodvile varan sakarlıklar serisi, shai’ın yapmacık serserisi.. hepsi aynı heyecanla eÄ?lendirdi beni.. hatta kırık rus aksanlı ingilizcesine raÄ?men “daktır jööÄ?Ä?nnnsss” derken ingilizliÄ?ini hatırlayan cate blanchett bile eÄ?lendirdi beni.. çok mu kusur lazımdı mesela.. al iÅ?te bir tane.. ama yineliyorum; indiana izlerken benim kusurları bulmaya deÄ?il, onları göz ardı edip tadını çıkarmaya ihtiyacım var daha çok..