Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

Archive for Eylül, 2006

fourplay

Çarşamba, Eylül 13th, 2006

gençliğimin orta yıllarına denk gelir trt2′nin yayına başlaması.. “akşama doğru” adlı sanat-kültür-yaşam içerikli bir programla neşe bulurduk yeni kanal söz konusu olunca.. üstün müzikal zekam ve zevki ben daha farkında olmadan hakimiyeti ele geçirmişti ta o zamanlar.. söz konusu programın açılış jeneriğindeki müziği beklerdim çoğu zaman.. sonrasında terkederdim ekran başını.. nice sonra olası oldu söz […]

Read the rest of this entry »

alacakaranlık..

Salı, Eylül 12th, 2006

çok klasik olacak ama şu “hayattan uzaklaşma bahanesi” en başlarda.. meşhur best-selling yazar muammalı bir kaza sonucu oğlunu kaybeder.. her şeyi unutmanın ve yeni kitaba konsantre olmanın en iyi yolu nedir? izolasyon tabii ki.. londra’da yaşayan yazarımız, uzak bir iskoç kıyı köyünde bir ev kiralar.. burada fener bekçisi angus mccoullagh ile tanışınca işler karışır.. angus […]

Read the rest of this entry »

bir şeyi değerli ya da değersiz yapan şey sizin ona verdiğiniz değer midir.. tekrarlı soru oldu.. ama sık çıkıyor karşıma bı sıralar.. en son 80630noktakom’da bir tartışmada yazmak zorunda hissetmiştim kendimi.. “fourplay asansör müziğidir” eleştirisine yanıt olarak aslında biraz incitici bir çıkış yapmıştım ilk aşamada.. sevdiğim bir gruptur çünkü.. daha sonra da azcık pişman olup […]

Read the rest of this entry »

edi büdü hadisesi..

Salı, Eylül 12th, 2006

son derece istikrarlı bir “kapalı kız”, hemen yanında da son derece yine istikrarlı “de-kolte” bi hanım.. anlayamadığım şeylerdendir.. yoksa aslında çok mu basit.. birbirlerinin açıklarını kapatan iki defans oyuncusu mantığı.. birbirlerinin “role model” ı olan iki iyi dost mu.. ya da içlerinden -en azından birinin- “ahhh ah bunları ben de giyebilseydim sana kimse bakmazdı aşifte […]

Read the rest of this entry »

 “Ölü adamın ne sandığı, neyi sanmıştı ki ölü adam” gibi bir espriyle başlamak yerine filme aslında “Karayip Korsanları” değil, onca tuhaf mahlukattan sonra “Acaip-Garaip Korsanları demek daha doğru olurdu” anekdotunu  tercih ettim… umarım yanlış yapmamışımdır..Davy Jones hayran bıraktı kendine karizmasıyla.. o kadar makyaj ve speyşıl efekt ardından -asıl olayı o karakterin - Bill Nighy’nin gözlerinin […]

Read the rest of this entry »

izledim, bişii demesem olmaz..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

GÖL EVİ

Sabır gerçek bir erdem sanırım.. beklemeyi bilmek; hak ettiğini bilince ama.. ve beklediğine değdiğinde hissedilen huzur değerli olsa gerek..

Sormayın iki yıl sonra konulan ilk mektup, iki yıl öncesine nasıl ulaştı diye.. bırakın sizin de hayatınızda bir şeyler sihirli kalsın.. bir kez de bilmeyiverin.. star wars’a gidip “ne saçma, uzay gemisi lazer kılıcı […]

Read the rest of this entry »

kim ne ister aşktan..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

SENİ SEVİYORUM
 
Seni seviyorum.. Ama benim sevgilim olduğun sürece.. Yani koşullara bağlı bir muamma olan sevginiz..
 
Büyük yanlış.. Sevmek koşulsuz, durumlara bağlı olmayan bir şey olmalı doğası gereği.. Bir ilişkinin bitmesi farklı bir şeydir, birisine seni sevmiyorum demek farklı.. Karıştırmayalım..
 
Kim olursanız olun, bir insanın kendisi için en doğru olanı arama, deneme, bulduğunda üzülen tarafı düşünmek […]

Read the rest of this entry »

dalgalandım da duruldum..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

NEDEN YILLAR İÇİNDE USLANIR GERÇEKTEN AKILLI OLAN DİNLEYİCİ?

Seneler öncesinin uzun saçlı, küpeli (küpe hala duruyor olabilir), dövmeli (onlarda duruyodur bi aksilik olmadıysa), Bono Vox hesabı fly gözlüklü ağabeyleri ya da aynı tarzın dişil unsurlarını barındıran ablaları bir bakarsınız yıllar sonra bi tuhaf olmuşlar..

Nasıl gerçekleşir Metallica’dan, Supertramp’a geçiş?.. Olması gerekmekte midir, sağlığa zararlı […]

Read the rest of this entry »

kıl olunası, kızgınlıkla dolunası..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

RÖPRAZANT MESELESİ

Uyuzdur mesela.. Bilirsiniz, tabir edilen şekliyle röprasant amcalar, teyzeler ve diğer mobil pazarlama androidleri üzerinedir uyuzluğum.. Şirket bunlara para verir yazık giyinsinler diye, altlarına araba çeker..

Her yerde tanıyabilirsiniz.. Herhangi bir ilimizde iki harf dört rakamlı 34 plaka görürseniz araçtan inen işte onlardan birisidir.. Beyaz gömlek, yeşil ya da sarı, turuncu gibi […]

Read the rest of this entry »

gönül gözüyle bi bakmış.. yakmış..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

RAUL MIDON

Hala dinlemeyenler varsa kızacam da.. şakası bir yana gerçekten kayıp sayardım daha geç tanışmış olsaydım kendisiyle.. ilk karşılaşmamız MTV’de oldu.. ilk videosu state of the mind’ı dinledim.. olağanüstü gitar tekniği şaşırttı ilk önce.. sonra “böyle gitar çalarken şarkı söylenmez len, stüdyoda iş kolay tabe” die düşünürken, bi ara elime geçen jay leno şov’daki […]

Read the rest of this entry »