“yine yakmış yar mektubun ucunu..”, “ay canım benim bak en sevdiğim parfümünü sıkmış mektubuna..”, ya da “aman bee, yav ne zaman oldu çatladıydım meraktan, geldi sonunda haberi..”..
eh unuttunuz tabi.. kolay herşey.. sms, mms, e-mail.. bu kadar kısaldı, bu kadar sıkıştırıldı mı duygularınız.. ben aptal mıydım askerden satırlar yazdım insanlara?.. eski sevgilililerime, anama, kardeşime.. “eh herkese bir asker mektubu lazım” diyen babama.. hala da saklarım babamın mektubunu.. kardeşim saklar yazdığım mektubu.. sararacak o kağıtlar bir süre sonra.. biz ölene dek saklanacak, bizimle soluk alacak, yaşlanacak.. oysa mailler göçen serverlarda yok olacak belki, hiç tanımadığınız bi adam yine bir mail yazıp “ay em sori” diyecek.. sim kart dolunca mecburen sileceksiniz bazılarını mesajlarınızın.. sevgileriniz, beğenileriniz arasında tercih yapacaksınız.. “kiminkini silsem kiminkini bıraksam” diye şekil olacaksınız.. mektuplarla dolu bir küçük sandığınız olmayacak mı?.. yoksa olduğunu sandığınız sevgileriniz megabitlerle ölçülebilir kadar “sanma” mı?..
sms, mms, e-mail.. kısaltmalar.. peki anlatacaklarınız bu kadar kısaldı mı?.. yoksa hala birisi için kalemi alıp, kağıtta elinizin kokusu kalarak bir şeyler yazabilecek kadar biriktirebiliyor musunuz sevgiyi, aşkı, hasreti.. yaşadıklarınız gerçek mi yoksa sanal mı?.. yani kısaca kalbinizle mi yaşıyor sunuz yoksa 1 ve 0 mı gördükleriniz matrik hesabı?..
ne sandıklar var bir bilsen..aman ben artık hepsine kilit vurmak istiyorum..
miu
Ekim 10th, 2006
vur.. yeni sandık aç.. kim kızar kim ne der ki.. içi yangın sandıklar nicedir yeter sana.. yeter artık mektupların seni yaktığı..
hako
Ekim 10th, 2006