Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

ilk afişteki pozuna vurulduydum kate hudson’ın.. güzel bacaklar.. gitar çalmaya da bu nedenle başlamıştım.. daha fazla kadın.. cinsellik dürtüyor demek ki seçimlerimizi yaparken.. neyse bu başka bir konu.. ben filmden dem vuracağıdım aslen.. dürtüleri başka zaman yazarım, heveslenmeyin hemen..

almost famous.. yönetmen cameron crowe.. oyuncular billy crudup, frances mc dormand, kate hudson ve yönetmenin kolay vazgeçemediği oyuncularından jason lee.. ama hepsi bir yana, rolling stone dergisine yazı yazacağım diye evden kaçıp, stillwater adlı rock topluluğunun peşinde turneye çıkan william miller’ı canlandıran patrick fugit.. ayrıca keş müzik yazarı lester bangs’i inanılmaz bir performansla ayakta tutan philip seymour-hofmann ise başka bir şey.. her zaman en takdir ettiğim oyunculardan biri olmuştur.. ikinci derece rol destekle destekle, sonra truman capote‘nin hayatını oynadığı filmle oscar’ı gözünden vur.. sabreden derviş..
1970′li yılların ortası.. william miller’ın deyimiyle (ki aslında bu cümleyi idolü lester bangs’den çalmıştır), yıldızlığın zorlu yollarında bocalayan bir rock topluluğu stillwater.. klasik görünümüyle rock quartet.. ön planda solist, mistik gitarcı ve daha silik bas ve davul.. o yıllarda çok üzerine oynanan bir grup dinamiği.. ki iyi de sattırmıştır.. kendi içlerinde anlaşmazlıkları, kimin eli kimin cebinde durumları ve ego çarpışmaları mevcut.. yine de bir arada kalmaya ve birşeyler yaratmaya çalışmaktalar.. biricik tur otobüsleri doris’ten ayrılıp ilk kez uçağa bindiklerinde yaşadıkları düşme tehlikesi sırasındaki günah çıkarmalarda davulcunun “ben gay’im” itirafına varana kadar kendileriyle yüzleşince, aslında neye sahip olduklarını tüm çıplaklığıyla gören grup, biraz da saf teenager yazar william’ın da temizleyici etkisiyle kendine geliyor..

bir çok yan öykü var ama.. grubun gitarcısı russell hammond (crudup) ile, kendine groupie demeyi haksızlık görüp “band aid” olarak adlandıran (ki felsefeleri rock starlarla yatmak yok, sadece oral sekstir) penny lane (hudson) arasındaki aslında temiz aşk, william miller’ın annesiyle (mc dormand) şefkatli ama her zamanki gibi oğlanı sıkan muhabbeti çok keyifli hadiseler.. hele bir russell hammond’ın, “ben annelerden anlarım” havasıyla telefonu annesiyle konuşmakta olan william’dan aldığı, “hello m’am” şeklinde gevşek başlayan, ama bozulmuş ve tırsmış suratıyla “yes m’am, right m’am” e dönen bir sohbeti var ki görülmeye değer..

iyi oyunculuk, iyi yönetim, tertemiz bir öykü ve bittiğinde sizi kesinlikle gülümsetiyor olacak bir film.. hala izlemediyseniz kaçırmayın..

Ne dersin?