Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

bir yol ilk yürüdüğünde uzundur.. sonraları daha çabuk biter.. tanıdık olursun ya dükkanlarla, sağa sola dönen sokaklarla.. nerden sonra ne gelir bilince, sıraya koyabilince çabucak biter yol.. hayat da böyle bişey.. aynı şeyleri yaşayınca daha kolay atlatması.. o yüzdendir kalplerin yosun bağlıyor gibi durması.. öyle değildir yani, zehir etmeyin kendinize hayatı.. kalp aynı kalp.. sadece aynı yol aynı merak ve heyecanı uyandırmıyor o kadar..

bir de önceleri bize hep büyük gelenlerin normale dönmesi, hatta küçülmesi olayı var.. anneler babalar mesela.. insanlar onlar da; ne tuhaf değil mi.. beni içinden çıkaran, teninden besleyen kadın insan mesela.. doğa üstü, başka gezegenden birşey değil.. ağlayabiliyor, zayıf düşebiliyor.. hiçbir tanrıyı eş koşamadığım babam mesela.. o bile insanmış.. ordu’da evden okula gittiğim sahil yolu o zamanki adımlarla bitmiyordu ki.. oysa şimdi.. dondurmam bitmeden bitti koca yol geçen yaz..

korkuyorum.. ya biz yaşlandıkça aynı şekilde marjinal kısalıyorsa yollar.. ne biliim, logaritmikse ya geçen zamana yolun kısalma oranı.. ne olcak halimiz..

“yol” kelimesiyle, bu yazıya neden olan gökçe çiçek içindir bu yazı.. üzülme gökçe, güzel şeyler bunlar.. buruk evet ama güzel..

2 yorum to “biz mi büyürüz, dünya mı küçülür..”

  1. evet küçükken oynadığım bahçenin 15 sene sonra küçücük olduğunu görmüş ve herşeyin aslında küçük olduğuna şahit olmuştum ama bu şöyle bir çan eğrisi yapıyor, eskiden biz küçük adımlarımızdan ötürü büyük gördüğümüz şeyleri büyüyünce küçük görüyoruz ama yaşlanıp yürüyemez olduğumuzda geri büyüyeceğine eminim ve üstelik gözümüze küçücük göründüğü halde ve bu kadar acı bir şekilde…

    kemal

  2. Aşklar da yollar gibi mi acaba..gidildikçe aynı heyecanı, aynı tadı bulamayanların derdi bu mudur acaba???

    miu

Ne dersin?