çengelköy’de kalırken gezer gelirdi bizim oğlan mahallede.. tekir bi dişi vardı arkadaşı.. ama anlaşılan tekir’in o sarman, koca kafalı, azgın belalısı bizimkine bu hadiseden dolayı gerginmiş ki ufak çapta kapışmalar yaşanmıştı.. işte bu kapışmaların birinde bizim oğlan façayı aldırdı inceden.. burundan bir, kuyruktan bir olmak üzere iki minik çizik.. burun tamam, ama kuyruk sokumundaki sorun oldu..
önceki gece uyandım baktım şiş kuyruğunun başladığı yer.. “sabah götürürüm” diye düşündüm veterinere.. sabaha karşı 4 suları ise kedibeyin sesiyle uyandım.. ağlamakta miniş.. baktım yalaya yalaya patlatmış yarasını, kan ve iltihap akıyor.. “sileyim oğlum” dedim kızdı bana, pısladı.. baktım sıkı akıyor bıraktım yalasın diye.. sabah 9 civarı çıktık benart ofise gittik beraber.. 10:30 gibi geliyormuş veterinerler.. bekledik biraz, kedibey de balkonda vızladı..
sonra basit bir operasyon ve boynuna takılan martini kadehi şekilli şeyle sinir bir vaziyette terkettik muayenehaneyi.. kedibeyin gururuna dokunan şeyse termometreyle yapılan “erkek adama ters” uygulama oldu.. kimseye söylemeyeceğime söz verdim..
Abi yazı süper ya.Üzüdüm kedine….
Feride
Aralık 16th, 2006