
müzik birçok filmde dramatik etkinin arkasındaki asıl sürücü olarak dikkat çeker aslında ama çoğu zaman efekt-ışık-oyunculuk-metin yükü arasında göz ardı edilir.. çıkardığınızıdüşünün müziği örneğin “platoon” filminden.. o adagio for strings’i alın filmin altından bakalım geriye ne kalacak.. çoğaltılacak o kadar örnek var ki.. sayılı isim damgasını vurmuş bu alana.. büyük yönetmenler farkındalar tabii ki müziğin filmin harcındaki rolünün .. dolayısıyla belli yönetmenler belli kompozitörlerle çalışarak aslında yönetmeni anlayabilenle çalışmayı tercih ettiklerini belirtmekteler üstü kapalı..
son yıllarda büyük ısrarla izlediğim kompozitörlerden hans zimmer.. 12 eylül 1957 frankfurt-almanya doğumlu bestecinin müzik yaşamı the buggles adlı toplulukla popüler müzik alanında başlamış aslen.. film müziği ilk çalışmalarına ise akıl hocası ve üstadı olan stanley meyers ile londra yıllarında başlamış.. ortak çalışmalarda bulunmuşlar meyers ile.. en bilinen örnek stephen frears’ın “my beatiful launderette-benim güzel çamaşırhanem“i.. kariyerinde dönüm noktası olan film ise barry levinson’un “rain man-yağmur adam“ı.. zimmer bu filmle ilk oscar heykelciğini dolabına yerleştirmiş.. hemen sonraki yıl zimmer yine oscar adayı; bu kez morgan freeman ve jessica tandy’li “driving miss daisy” ile.. “lion king-aslan kral” adlı animasyon ile ise bir oscar, bir altın küre ve bir amerikan müzik ödülüne yine aynı dolapta yer açmak zorunda kalmış.. “lion king” film müziği albümü günümüze kadar 15 milyon kopya satmış, biline..
2000′lere gelindiğinde ridley scott epiği “gladiator” geliyor ara vermeden.. zimmer’in dalya dediği film ise edward zwyck’in “the last samurai-son samuray“ı.. ödüllerinin arasında 2003 yılında aldığı ASCAP’ın “henry mancini ömür boyu başarı” ödülü de var..
27. flanders uluslararası film festivalinde 100 kişilik bir orkestra ve 100 kişilik bir koro ile seçtiği eserlerini seslendirdiği konserde yeni orkestrasyon yapılmış şekilleriyle gladiator, mission impossible 2, the thin red line, rain man ve the lion king ile dinleyicileri mest ettiği söylenir.. izleyemedik, yalan bu dünya..
bu yazıyı the last samurai’den the idyll’s end’i dinledikten sonra yazıyorum haberiniz olsun..
Ne dersin?