dahilinde olmaktan büyük keyif alacağım bir albüm olacaktı tolga burkay‘ın 340m/sn albümü.. o kadar ters bir zaman geldi ki, büyük bi heyecanla başladığım çabayı, aynı derecede büyük bir üzüntüyle bırakmak zorunda kalmıştım vatan çağırınca.. her ne kadar albüm kapağında tolga vatan çağırması ile ilgili olarak değişik yorumlar yaptıysa da (beni kendisinin ihbar ettiği şeklinde) sipeküleyşın derim.. inanmayınız..
soğuktu ve kıştı.. daha kar yere yakışmamıştı ama tolga’nın şarkıları gecelerimizin üzerinde iyi durmuştu.. hem renkler, hem zevkler açısından iyi örtüşmüş, kışın soğuğundan tolga’nın dostluğuyla örtünmüştük.. içer, çalar, kaydeder, gülümser olmuştuk.. o zamanlardan gelir “kaydedenler klübü”.. biz aslında bizi kaydediyorduk bilerek ve bilmeyerek..
şarkıların içine birşeyler akıyordu benden hissediyordum.. seviyordum.. bir cessna 172 ile hafta sonları tolga’yla boğaz üzerinde uçuyorduk.. şarkıları konuşuyorduk.. biz de göğe yakındık, şarkılar da o anlarda.. aslan tonefendisi olay andaç (ekşi’den aratınız) da gelirdi bizimle.. ilk tolga, olay ve benimle tınladı tolga’nın şarkıları.. sonra can alper kardeşim soluklandırdı..
zira öyle oldu; kanatlandı şarkılar.. bilenler, bilmesi gerekenler bildi tolga’yı.. popüler nefretle kirlenmedi.. ilk albümü ses hızındaydı, tolga kendi sesinden hızlı çıktı.. şimdilerde bir film müziği ve ikinci albüm telaşında..
gönlü zengin onun.. hazine avcıları; uzatıp elinizi alın.. insan olmanın sonsuz laneti bulaşacak üzerinize.. çıkmayacak.. şiyaane yani..
Ne dersin?