hani şu genelde romantik komedilerin sonunda “yav yine yaptı bak müzik direktörü yapacağını” şarkılar yani.. dedirten türden.. toplama şarkılardan oluşan bu tür film müziği albümlerinde beni özellikle çeken bir hadise var.. ilk aklıma gelen high-fidelity’nin sonundaki stevie wonder şarkısı I believe when I fall in love it will be forever.. kaldı ki high-fidelity (stephen frears-2000) adlı güzide eserin zaten kendisinin müzik albümü yönetmenin kendine çektiği cd falan gibi olunca ayrı tadı olmakta.. baştan aşağı müziktir zaten film.. championship vinyl adlı müzik dükkanında, dükkan sahibi rob gordon’ın “ben niye hep terkediliyorum yaa” sorusuna hep birlikte çözüm bulmaya çalışan birkaç sevimli deli etrafında dönen hikayede herşey müzik üzerine.. hele hele iki yorum var ki beni gebertmiştir gülmekten.. birincisi şu: dükkana gelen bir müşteri kızı için stevie wonder’ın I just called to say I love you 45′liğini isteyince joe black‘in oynadığı barry şu yanıtı verir: “neden kızın komada mı? hem biz öyle şeyler satmıyoruz.. ikincisi ise dükkan sahibi rob gordon’ın nirvana yorumu; “kötü başlayan hiç birşey iyi bitmez.. aynı bir nirvana konseri gibi..”
film sonu müzikleri derken high-fidelity’ye daldık, çıkalım..
yine bir john cusack başrolüyle ve kate beckinsale desteğiyle gerçekten de izlediğim en iyi romantik komedilerden biri olan (ki aslında türden nefret ederim) serendipity‘nin sonunda nick drake‘in northern sky’ını dinlemiş ve keşfettiğim şarkıcının 70′lerde 26 yaşında öldüğünü öğrenip çok üzülmüştüm..
daha çok var sanırım keşfedilecek şarkı.. şarkı ama dikkat.. anlamı başkadır bu kelimenin.. müzik eseri çok var.. en umulmadık kalplerden çıkar ama şarkılar.. neye uğradığınızı şaşırırsınız.. benden söylemesi..
Ne dersin?