Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

inanın i, g ve h harfleri çalışmayan bir klavyeyle (ki bu harfleri tek elimle klavyemi yatırarak yazabiliyorum şu an) bile yazılması gereken bir yazı bu albüm hakkında yazılacaklar yine.. onlar yapmaktan ben dinlemekten, yazmaktan bıkmayacağım sanırım.. eksik harfli klavyelere rağmen..
hemen her yerde tanıyabileceğim bir sound onlarınki.. duru, katıksız ve asil.. apayrı bir duruşu ve tavrı var.. bu kadar kalitesizliğin içinde doğruluk anıtı sanki o tınılar.. kompozisyondan kayda kadar en yeni fikirlerin uygulamaya konulduğu yapımlardır tüm fourplay albümleri.. X da öyle.. cinnamon sugar ilk vuran.. devrildim..

larry carlton daha bir yaklaşmış tavır olarak.. nerdeyse lee ritenour’u aratmayacak bir performans var.. “illa da lee” deyişime bakmayın, alışkanlık işte.. larry and lee albümünü dinleyin, tarz farkını tadacaksınız.. iyilik-kötülük farkı değil asla ama.. dokunuş farkı sadece..
bob james her zamanki tadında.. harvey mason kıpır kıpır.. kaydın mükemmelliği harvey mason’un da dinamiklerini öne çıkarıyor, sezilmesini ve duyulmasını kolay kılıyor.. her bir ghost nüanslarıyla duyulunca ortaya çıkıyor “groove”.. arada köprü ise nathan east.. bası bas gibi; ne az ne fazla çalan üstadım..

kid zero, screenplay leziz.. michael mc donald‘lı my love’s leaving ayrı bir tad..

bulur bulmaz alacağım albümü.. siz de alın..

Ne dersin?