fena fena.. etmeyin eylemeyin sırf robert de niro için gidin.. yanı sıra çok şirin bir film izlemiş, salondan mutlu çıkmış ve çıktığınız gibi aşık olacak birilerini arıyor olmanın heyecanını hissetmiş olacaksınız.. yanınızda zaten birisi varsa son maddeyi abartmayın..
market town ve stormhold sanki görmüşsünüz, oradaymışsınız kadar gerçek.. ingiltere’yle başka bir dünyayı sadece bir duvar ayırmakta.. duvardaki bekçi’den uzak durun kendo biliyor.. geçebilirseniz uzak bir diyarın prensesiyle geleceğin kralı bir bebek yapabilmeniz mümkün.. belki varisini oğullarını birbirine kırdırarak belirleyen bir kral ( peter o’toole), kolyesindeki taşı göğe fırlatıp, getiren oğullarından birini kral yapacağını söyler ve o taş, güzel bir kız (taş gibi bir claire danes) olarak dünyaya düşer, siz de onu bulursunuz falan filan.. klasik bir büyüme, yolunu çizme ve cesaret öyküsü yine.. küçük gibi duran büyük insanın öyküsü..
aslanlar parçası tristan (aslında o bunu baştan bilmiyor), charlie cox‘un temiz ve sevimli yüzüyle sempatik.. afedersiniz ama tristan, azıcık kaltak aşkı victoria’ ya (sienna miller) sana kuyruklu yıldız getireceğim sözünü verince, kendi kuyruklu yıldızını bulur.. bu arada en büyük rakibi, sonsuz gençlik bahşeden kuyruklu yıldız kalbi için annesini bile tanımayan kötü kalpli, pis büyücü lamia (michelle pfeiffer ki her zaman güzel), en acımasız yolları kullanarak tristan’ın ve kuyruklu yıldızı yvaine’in izini sürmektedir..
uzun macerada tristan büyür, kuyruklu yıldız geceleri de uyuyabildiğini keşfeder ve ışık hızıyla sizi aklınızdan geçen yere götüren babil mumları sayesinde bulutların ortasında bir yerde kapana kısılı kalıp (ki birisinin evi yer birisinini evi feza ve ikisi de aynı anda kendi evlerini düşünürler), kaptanların kaptanı kaptan shakespeare ile tanışırlar.. aslında gay olan tatlı mı tatlı kaptan, şanını korumak adına pek de sert davranmaya çalışırken, bizimkilerle tanışınca özünü bulur.. filmin bir yerinde mürettebattan birinin, kadın elbiseleriyle dans ederken yakalanan çok mu çok üzgün kaptana “yapma kaptan, aslında biz senin yumuşak olduğunu hep biliyorduk) dediği bir sahne var ki aman yani..
baştan sona heyecan ve neşe yüklü bir film.. bu arada kötü kalpli kralın 7 oğlu primus (jason flemyng), secundus, tertius, quartus, quintus, sextus ve septimus birer birer ölüp izleyici olarak filmin sağında solunda belirdikçe şenlik süper.. bir de septimus’un ölü bedeniyle (mark strong) tristan’ın bir düello olayı var ki kaçırmayın derim.. bi de ofişıl site süper.. gez dur.. www.stardustmovie.com
hadi siennaya.. pardon, sinemaya..
Robert De Niro’nun imdb’sine baktım da bir tek Frankınştayn’ı oynamış bir fantastik film olarak.
Devamı çekilmeyecek filmleri seviyorum.
Wrzl
Ekim 19th, 2007