Dikkat: bu yazı henüz filmi izlememiş olanlar için tavsiye edilmez..
Hep aynı tema aslında.. aynı olması dikkat çekiciliğini de kaybettirmiyor benim açımdan.. bakınız resident evil serisi, 28 gün ve 28 hafta sonra filmleri.. ve I am legend en son.. insanlığı tüketen hastalık hep nefret..
Richard matheson romanından uyarlanan filmi Francis Lawrence çekmiş.. daha çok müzik videoları çekmiş bir yönetmen Lawrence.. britney spears, Jennifer Lopez ve green day bunlardan bazıları.. sonrasında ise keanu reeves’li constantine yönetmenin dikkat çeken filmi..
Filmin merkezinde askeri doktor yarbay Robert neville var.. manhattan’a giden köprülerin bile havaya uçurulduğu bir karantinanın bile kurtarmadığı new york boş.. doğa ondan alınanı geri almış her zamanki gibi.. bomboş şehirde tek başına olmayan robert’ın hayatında en önemli yeri köpeği samantha kaplıyor tabii ki.. ev, hayat ve av arkadaşı robert’ın.. samantha’nın havadan kapabileceği, robert’ınsa hem kan yoluyla hem de havadan gelecek virüse karşı bağışıklığı var.. aslında bilmediği ise; robert’ın kanı ilacın tek tedavisi.. burada da vurgulanansa sanırım; içi hala ailesine ve çevresindeki her şeye karşı sevgiyle dolu bir insanın, büyüyen nefrete karşı tek silah olduğu.. oysaki kanındaki sihirden habersiz Robert, yakaladığı infekte deneklerle ilacının farklı türevlerini deniyor.. ve telsizinden her gün öğlen nehir kıyısında bir iskelede beklediği, gelene barınak, korunma ve yiyecek sağlayabileceği anonsunu yapıyor.. umutsuz bekleyişi ilginç bir şekilde amacına ulaşıyor tabii.. ama sonun bu olduğunu da düşünmeyin..
Her şeyden önce etkileyici boş Manhattan görüntüleri var filmde.. paslı arabaların doldurduğu sokaklarda koşuşturan geyikler ve avlanan aslanlar.. tüm bunların yanı sıra ancak gece olunca avlanmaya çıkan ve gündüzleri ultravioleye aşırı hassas derilerini karanlık köşeler saklanarak koruyan infekte insan ve evcil hayvanlar var.. yalnız insanın çaresizlik öyküsü aslında başlangıçta film.. daha sonrasında ise robert’ın bir alfa infekte erkeğin bir şekilde kadını olan bir infekte alfa dişiyi deneyleri için kaçırmasıyla kaç kovala ve intikam filmine dönüşüyor.. will smith beklendiği standartta kalmış yine.. bana sorarsanız düşünülebilecek onca oyuncu varken yanlış bir seçim.. ama samantha’yı kendi elleriyle öldürmek zorunda kaldığı sahnede oldukça başarılı buldum.. biraz daha şu “hey dostum” şekilli rapçi edasından kurtulması lazım.. denzel da zenci değil mi..
Filmin dikkat çeken ikinci oyuncusu samantha.. bu harika tüylü oyuncu bir k9 ünitesi olarak yetiştirilmiş bir alman çoban köpeği.. filmde iki köpecik, abby ve kona tarafından canlandırılmış.. samantha’nın Robert için anlamını ise gündüz bir av sırasında bir geyiğin ardından infektelerle dolu karanlık bir depoya gözünü bile kırpmadan dalışından çıkarabiliyoruz.. buna bağlı olarak robert’ı yalnızlığının derinliğini ve samantha’nın ölümünden sonra evine yıllar sonra gelen misafir kadına ve çocuğuna yemekte pişirdikleri pastırma yüzünden neden kızdığını duyumsayabiliriz.. çünkü Robert pastırmayı belki bir kutlama için samantha’ya saklamıştır.. ve 5 yıl sonra gördüğü ilk sağlıklı insanların bile onu paylaşmasından büyük acı duymuştur..
Ve evet: insanlığı yok eden virüs bu filmde de nefret..
Film beklenen gibi son bulmuyor.. izleyince anlayacaksınız, zaten yeterince anlattım aslına bakarsanız.. henüz izlememiş ve baştaki uyarıyı da görmeyenlerden özür diliyorum.. sezonun iyi seyirliklerinden.. romanı okumak için ise sabırsızlanıyorum..
Filmin harika bir atmosferi olduğu kesin efem. Bizler anlamıyoruz ama Amerika’lılar ve bilhassa NewYork’lular filmdeki cadde, poster ve gazete ayrıntılarıyla ihya olmuşlar. Yalnız filme damgasını bence Bob Marley vurmuş.
Wrzl
Ocak 25th, 2008
saol wrzl.. bob marley olayını heyecandan unutmuşum.. hemen ekliicem..
hakan
Ocak 27th, 2008
Resmen sıkıldım filmi seyrederken..nedir bu abicim böyle insanlık yokolmanın eşiginde olup kurtarmak için debelenen bir adam..siterim ben bööle işi, bunu bu hale getiren bizleriz deyip ortalıkta laylay lom dolanan biri yok hiç birinde..benim için bu film; 28 Gün ve 28 Hafta yı seyredip 1 hafta sonra aklınızda kalan kısımlardır. boş sokaklar,caddeler vs vs işte..
alki
Ocak 27th, 2008
yha bnce will smith oynadıktan sonra fılm gusel kotu ne fark eder ama gende cok beğendımm ona hayranımmm muthıs bır karaktere sahıp
MERVEE
Ağustos 7th, 2008
öyle de deme merve.. film geneliyle hoş.. hakkını yememek lazım.. will smith olmasaydı da güzel olabilirdi iyi bir oyuncu seçimiyle.. hatta baa göre will smith en kötü seçimdi ki yine de izlenir bir film olmuş..
hakan
Ağustos 8th, 2008