kitle yararına yapılan her çıkışı ve eylemi anlıyor, destekliyor ve daha da arka çıkılması gerektiğini düşünüyorum.. AKP’ye hayır eylemi de bunlardan biriydi.. kişisel hak ve özgürlüklere getirilmesi sadece ihtimal olan sınırlamalara bile sonuna kadar karşıyım.. iyiyi ya da kötüyü seçme özgürlüğü bireyindir,ellerinden alınamaz.. benim adıma herhangi bir şeye, benim için iyi olanı daha iyi bildiğini düşünen hiç kimse karar veremez.. bu anlamda evet; despot, baskıcı, kararları kendi veren ve kendinden başka herkesi “diğeri” kabul eden bir yönetimi desteklemem olası olmadığı gibi, yine evet, karşısında olan her eylemi de destekler, arka çıkarım..
ama, kitlenin iyiliği adına yapılan eylemlerde, kitle çıkarlarına ters düşen her sivriliği de kınadığımı, karşısında durduğumu belirtmek isterim.. istemeyi bilmemek istediğini alamamayı, daha da fazlasını kaybetmeyi getirir.. demokratik hak talebi başka bir şeydir, sokak teröristliği başka şey..
polisle çatışmayı anlarım; tarzım olmamakla birlikte.. ama yol kenarındaki esnafın kırılan camını, parketmiş vatandaş otomobillerine verilen kasıtlı zararı anlayamam.. çocukça gelir.. sindirilmemiş bir şeyler var, hakkı savunulan kitleye ( eğer malı mülkü varsa ) içten içe duyulan bir hasetlik varmış gibi gelir.. hakkı savunulan kitlede rahatsızlık yaratan bir olgudur bu..
sizin karşınızda olanın karşısında olun.. bir şeyden habersiz ekmeğinin derdinde olanın değil.. emeğine yazık o emekçinin, - ki ağzınızdan düşürmediğiniz bir olgudur- aylarına yazık..
emek, emekçi, işçi söylemleri içinde bakkal camı kıran adam devrimci değildir, soysuzdur.. ya böyle bir eylemde yeri olmamalıdır, ya da eğer içindeyse, böyle bir eylemin kitle yararına yapıldığından söz bile edilmemelidir..
yazıklar olsun..
Ne dersin?