mart biraz kayıplar ayı oldu bir açıdan benim için.. çok sevdiğim bir yazar ve yönetmeni kaybettim.. o kadar önemliler ki benim için.. hayatımı, zevklerimi ve büyük oranda birikimimi ve kişiliğimi etkileyen her insanın çok önemli bir yeri var bende.. ilk kaybım sir arthur c. clarke’dı.. ikincisi ise yönetmen, yazar ve yapımcı anthony minghella.. the english patient deyince bir çok akıldaki “kim acaba ” sorusu umarım çözülecektir.. çözülmediyse ne diyeyim., ayıp mı?
1954 doğumlu yönetmeni çok erken yitirdiğimizi düşünüyorum.. bu açıdan biraz da adaletsiz bir gidiş-gelişler silsilesi yaşadığımız.. “biraz daha yaşasaydı” dedirten o kadar çok insan var ki.. “ya da bir an önce gitse” dediğimiz.. ama bize kalmıyor işte.. bu da işin sitemi.. içimde kalmasın..
en son breaking and entering adlı filmini izlemiştim minghella’nın ve çok beğenmiştim.. fotoğrafta soldan sağa robin wright penn, jude law, minghella ve juliette binoche.. dahası derken the number1 ladies’ detective agency‘i bitirdi ve el salladı bize.. en kısa zamanda izleyip ustayı anmak dileğiyle.. teşekkürler minghella, özleyeceğim..
Ne dersin?