Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

Archive for the 'İzle-yorum' Category

yine aynı uyarı.. filmi izlememiş olanlar bu yazıyı okumasınlar..
25 ağustos 1958 doğumlu yönetmenimiz tim burton’ın her filmi görsel bir şölen.. bu kaçınılmaz bir çıkarım bana sorarsanız.. tim burton sevmemek ya da tim burton takdir etmemek gibi bir şeyi düşünmek bile fikrimce kimsenin haddi değildir.. buna tüm izleyiciler ve sinemacılar da dahil.. türü sevmiyor olabilirsiniz, bu […]

Read the rest of this entry »

Dikkat: bu yazı henüz filmi izlememiş olanlar için tavsiye edilmez..
Hep aynı tema aslında.. aynı olması dikkat çekiciliğini de kaybettirmiyor benim açımdan.. bakınız resident evil serisi, 28 gün ve 28 hafta sonra filmleri.. ve I am legend en son.. insanlığı tüketen hastalık hep nefret..
Richard matheson romanından uyarlanan filmi Francis Lawrence çekmiş.. daha çok müzik videoları çekmiş […]

Read the rest of this entry »

3:10 yuma..

Perşembe, Ocak 17th, 2008

1957 çevrimini izlemedim.. ilk önce bunu belirteyim.. karşılaştırma yazısı yazmayacağım yani korkacak bir şey yok..
herşeyden önce başarılı bir çevrim, oldukça iyi bir western 3:10 to yuma.. james mangold iyi bir yönetmen,kim ne derse desin.. copland’den sonra mangold’u 2 metre derine gömen tüm eleştirmenler de kedimin kıçını öpsünler.. karşılıklı döktüren yıldız dolu kadrosu bir yana, iyi […]

Read the rest of this entry »

amerikan gangster..

Pazar, Ocak 13th, 2008

Aslında her yıl aynı dert.. tüm sezon boyunca heyecanla yapılan takipler, izlenen güzel filmler.. “kesin bu sezonun filmi işte” denilir birkaç kez.. sonra en kritik zamanda, oscarlara çeyrek kala ustalar gövde gösterisi yapıp bizi iyice bir sarsarlar.. hiç de akıllanmayız durumdan.. al yine aynı şey..
Her çektiği izlenen birkaç yönetmenden biridir ridley scott.. iki yönetmen kardeşten […]

Read the rest of this entry »

yumuşak kaptan şekspir..

Çarşamba, Ekim 17th, 2007

fena fena.. etmeyin eylemeyin sırf robert de niro için gidin.. yanı sıra çok şirin bir film izlemiş, salondan mutlu çıkmış ve çıktığınız gibi aşık olacak birilerini arıyor olmanın heyecanını hissetmiş olacaksınız.. yanınızda zaten birisi varsa son maddeyi abartmayın..
market town ve stormhold sanki görmüşsünüz, oradaymışsınız kadar gerçek.. ingiltere’yle başka bir dünyayı sadece bir duvar ayırmakta.. duvardaki […]

Read the rest of this entry »

Goya’nın hayaletleri..

Çarşamba, Ekim 3rd, 2007

usta yönetmen milos forman ve ekibinden bir dönem rehberi görsel şölen daha.. isimleri kullanarak aslında o isimlerin çevresindeki dönemi resmetme ustasıdır forman daha kısaca.. amadeus’ta da bunu görmüştük.. mozart’ın hayatından çok o yıllarda saray ve eşrafı, entrikalar, dönemin sosyo-politik karmaşası önümüze gelmişti..
goya’s ghosts‘da da aynı durum söz konusu.. herşeyden önce tartışılmaz bir set-dekor-kostüm çeşitliliğiyle karşı […]

Read the rest of this entry »

buck rogers in the 25th century..

Çarşamba, Temmuz 18th, 2007

kaptan william “buck” rogers 1987 yılında NASA’nın derin uzay projelerinden birinde görevdeyken, bir foton fortınasına yakalanır ve gemisi arızalanır.. uzay ve zamanda kaybolan ve boşluğun son derece düşük ısısında bozulmadan korunan rogers, kendini 2491 yılının dünyasında bulur ve hadiseler başlar..
70′lerin sonu 80′lerin başı kült dizisi buck rogers in the 25th century geldi geçen gün aklıma.. […]

Read the rest of this entry »

children of men..

Salı, Temmuz 10th, 2007

“Sürekli patlamaların yaşandığı, merkezi otoritenin insanları kaba kuvvet kullanarak denetlemeye çalıştığı, insanların bireysel özgürlüklerinin sınırlandığı, mültecilerin sokak hayvanları gibi kafeslerde tutulduğu, iyinin ve kötünün ayırt edilemediği, dumanlı ve karanlık bir gökyüzünün hiç eksik olmadığı kaotik bir dünyada geçiyor, Children of Men. P.D. James’in aynı isimli romanından uyarlanan Children of Men, okuduğum kadarıyla romana göre daha […]

Read the rest of this entry »

the fountain..

Cuma, Haziran 22nd, 2007

bazı yüzler vardır; çok sıradan, çok sık rastlanan konular içeren filmlerle karşımıza çıkar.. sonra bi bakarsınız aslında “just a pretty face” olmaktan çok öteye geçmişler de haberimiz olmamış..
alın size iki isim daha.. hugh jackman ve rachel weisz.. birisi swordfish gibi aman yarabbi bir filmden çıkma ( ama wolverine ve van helsing olma şerefine nail ) […]

Read the rest of this entry »

298 + 2..

Perşembe, Mart 29th, 2007

gittik izledik sonunda.. ilk fragmanı izledikten internette deliler gibi aradığım diğer fragmanlar quicktime formatında çıkınca ne iltifatlar etmiştim ortamlara.. bekle bekle geldi sonunda..
izleyenlerin salak sepelek eleştirilerini izledikten sonra pek de tarafsız olunamıyor aslında işin özü.. ama yine de üstü pek de kapalı olmayan amerikan propagandası, “biz olmasak ne olurdu bu asyalılarla dünyanın işi” teması dikkat […]

Read the rest of this entry »