Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

Archive for the 'İzle-yorum' Category

the fountain..

Cuma, Haziran 22nd, 2007

bazı yüzler vardır; çok sıradan, çok sık rastlanan konular içeren filmlerle karşımıza çıkar.. sonra bi bakarsınız aslında “just a pretty face” olmaktan çok öteye geçmişler de haberimiz olmamış..
alın size iki isim daha.. hugh jackman ve rachel weisz.. birisi swordfish gibi aman yarabbi bir filmden çıkma ( ama wolverine ve van helsing olma şerefine nail ) […]

Read the rest of this entry »

298 + 2..

Perşembe, Mart 29th, 2007

gittik izledik sonunda.. ilk fragmanı izledikten internette deliler gibi aradığım diğer fragmanlar quicktime formatında çıkınca ne iltifatlar etmiştim ortamlara.. bekle bekle geldi sonunda..
izleyenlerin salak sepelek eleştirilerini izledikten sonra pek de tarafsız olunamıyor aslında işin özü.. ama yine de üstü pek de kapalı olmayan amerikan propagandası, “biz olmasak ne olurdu bu asyalılarla dünyanın işi” teması dikkat […]

Read the rest of this entry »

güzel filmdi prestige.. izleyenler bilecekler.. aslında hakkında yazı yazılması olayını vizyondan kalkana kadar ertelemek gerekirdi ama dayanamadım.. sürpriz son çünkü.. ama dedim ya dayanamadım, yazacam..
bi numara yok aslında prestige aşamasında gösterinin.. adamın ikizi var.. hatta sırf mesleki sır açığa çıkmasın diye iki parmağının kesilmesine razı bir kardeş, bir ikiz kardeş var.. niye mi kestiriyor parmağını? […]

Read the rest of this entry »

apocalypto..

Cuma, Ocak 26th, 2007

vizyondan önce DVD izleme fırsatım oldu da.. güzel bir tecrübeydi belirteyim.. the passion of christ‘deki gibi bir yöntem izlemiş yönetmen mel gibson.. bu filmde de aramca yerine aztekçe dinliyoruz.. yani filmin orjinal altyazısı ingilizce.. bu tabii ki asıl ortamı algılama ve kavramada bir avantaj.. ama altyazı şikayetçisi olan izleyici kitlesi kıl olacak eminim.. almanca, fransızca […]

Read the rest of this entry »

deja vu..

Salı, Ocak 9th, 2007

aslında verdiğimiz her kararla ayrılan her kavşaktan sonra da şu an yaşadığımıza paralel yaşamlarımız oluyor mu?. ve bu yakın yaşamların az ya da çok benzerlikleri ve eşzamanlılıkları mı bazen “ben bu anı yaşamıştım daha önce” dedirten şey?.
temel fizik bilmek gerekirmiş demek ki en azından bazı filmleri anlayabilmek için.. paralel evren ne demek, solucan deliği ne […]

Read the rest of this entry »

it’s all happening..

Perşembe, Kasım 23rd, 2006

ilk afişteki pozuna vurulduydum kate hudson’ın.. güzel bacaklar.. gitar çalmaya da bu nedenle başlamıştım.. daha fazla kadın.. cinsellik dürtüyor demek ki seçimlerimizi yaparken.. neyse bu başka bir konu.. ben filmden dem vuracağıdım aslen.. dürtüleri başka zaman yazarım, heveslenmeyin hemen..
almost famous.. yönetmen cameron crowe.. oyuncular billy crudup, frances mc dormand, kate hudson ve yönetmenin kolay vazgeçemediği […]

Read the rest of this entry »

raymond’ı herkes sever..ben de ben deee..

Perşembe, Kasım 9th, 2006

ice age’in huysuz mamutu mandy’nin sesini hepiniz bilirsiniz.. ali poyrazoğlu değil tabii ki, ray romano’yu.. stand-up gösterilerden çıkan bir güzide insan kendisi.. kendi gösterisinden esinlenerek senaryolaştırdığı 1996 tarihli televizyon dizisi “everybody loves raymond” ile digiturk ekranlarındaydı bir dönem.. sıkı izlerdim elimden geldiğince.. neşeli dizidir..
kolay kolay muradına eremeyen koca ray.. akla gelmedik bahanelerle ray’le halvet olmaktan […]

Read the rest of this entry »

house,m.d..

Salı, Kasım 7th, 2006

digiturk sahibi olanlar iyi bellemiş olmalılar dizimax’deki hastahane dizisi house’u.. gece yarılarına kadar beni acil nöbetine diken, elimde steteskop, üzerimde beyaz önlükle izlemeye gönüllü olduğum (ama teknik yetersizliklerden dolayı yapamadığım), hastası olduğum hastahane dizisi.. ukala, dediği dedik, bildiği bildik medikıl daktır house.. hastanın izni olmadan aniden bacağına sapladığı iğneyle -sırf kriz anında idrarda ortaya çıkan […]

Read the rest of this entry »

a long time ago in a galaxy far away..

Pazartesi, Ekim 9th, 2006

7 yaşındaydım belki 8.. babam dedi ki bir gün “evlat gel seni sinemaya götüriim..” hayal meyal hatırladığım park sinemasındaki rüzgar gibi geçti tecrübesinden sonra ilk olacaktı bu.. fatsa‘da eskiden özen sineması vardı.. özen filmin o dönem bir atılımıydı sanırım, hiç öğrenmeye çalışmadım.. bu düşünce hep böyle iyimser yaşamalıydı.. hani “koca şirket izleyicileri için sinema salonları […]

Read the rest of this entry »

leydi in dı votaaa..

Pazartesi, Eylül 25th, 2006

m. night shyamalan için kim ne der bilemeyeceğim, ama şahsen benim en sevmediğim filmidir 6.his diğerleriyle karşılaştırınca.. ama ona bile büyük bir sempati beslemekteyim.. birşeyi anlamak gerek; her zaman beklenen gibi anlatmayabilir bir yönetmen filmini.. hele bir de kendisi yazıyorsa.. mutlaka kafasında birşey vardır yazarken, planları oturturken imgeleminde.. bu her zaman örtüşmeyebilir izleyenin düş dünyasındakilerle.. […]

Read the rest of this entry »