Hakan Erken

hayat memat meseleleri

Evet?

kainatta bir nokta olduğuma inanıyorum evet.. cümle sonunda mı, herhangi bir noktalı virgülde mi yoksa üç nokta dahilinde mi yer aldığımı henüz keşfedemedim..

Archive for the 'Soru-yorum' Category

bir yol ilk yürüdüğünde uzundur.. sonraları daha çabuk biter.. tanıdık olursun ya dükkanlarla, sağa sola dönen sokaklarla.. nerden sonra ne gelir bilince, sıraya koyabilince çabucak biter yol.. hayat da böyle bişey.. aynı şeyleri yaşayınca daha kolay atlatması.. o yüzdendir kalplerin yosun bağlıyor gibi durması.. öyle değildir yani, zehir etmeyin kendinize hayatı.. kalp aynı kalp.. sadece […]

Read the rest of this entry »

koku mu, kokuyu düşlemek mi..

Pazartesi, Ekim 9th, 2006

“yine yakmış yar mektubun ucunu..”, “ay canım benim bak en sevdiğim parfümünü sıkmış mektubuna..”, ya da “aman bee, yav ne zaman oldu çatladıydım meraktan, geldi sonunda haberi..”..
eh unuttunuz tabi.. kolay herşey.. sms, mms, e-mail.. bu kadar kısaldı, bu kadar sıkıştırıldı mı duygularınız.. ben aptal mıydım askerden satırlar yazdım insanlara?.. eski sevgilililerime, anama, kardeşime.. “eh […]

Read the rest of this entry »

özlemek ne ki..

Cuma, Eylül 29th, 2006

bunu düşündüm bu sabah.. niye özlüyoruz bir şeyi, birisini, bir yeri.. siz neden özlersiniz örneğin.. ya da neyini özlersiniz.. o olmazsa olmuyor dedirten nedir.. yalnızca verdiği mutluluk, huzur vs. olamaz sanırım.. başka şeylerden de alınabilir çünkü aynı şeyler.. özleneni özel yapan nedir.. o mu, yoksa ben mi..

Read the rest of this entry »

yeniden.. en baştan..

Salı, Eylül 19th, 2006

ne yeri ne zamanı olur yeniden başlamanın.. yaşadığımız süre içersinde herşeyiyle bizim olan hayatımızın nereye ve nasıl gideceğine dair herhangi bi kararı vermek, uygulamaya koymak ve sonuçlarına katlanmak kadar bize ait birşey olamayacakken neden bu kadar tereddütlüdür insan sevmediği işini, mutlu olmayan hayatını değiştirmek konusunda.. alışmışlık bu kadar uyuşturur mu insanı.. yanıtlar gelsin.. göreyim sizi..

Read the rest of this entry »

e yaparken tamam da..

Cumartesi, Eylül 16th, 2006

değinmeden geçemeyeceğim..
seks sırasında yapılan herşeyin,söz konusu eylem bittikten sonra göze ve kulağa bu kadar komik gelmesi nedendir.. kullanılan “dörti lidıl vöörds” lugatından, çıkarılan seslere, ve bilakis fiziksel olarak hayat bulan tavır ve davranışlara eylemin öncesinde bir bakış yaşam boyu cinsellikten soğutabilecekken, sonrasında ise fena bir “pilov toolk” olayına sebebiyet verebilmektedir.. akrobatik pozisyonlar denerken bişii olmayan […]

Read the rest of this entry »

edi büdü hadisesi..

Salı, Eylül 12th, 2006

son derece istikrarlı bir “kapalı kız”, hemen yanında da son derece yine istikrarlı “de-kolte” bi hanım.. anlayamadığım şeylerdendir.. yoksa aslında çok mu basit.. birbirlerinin açıklarını kapatan iki defans oyuncusu mantığı.. birbirlerinin “role model” ı olan iki iyi dost mu.. ya da içlerinden -en azından birinin- “ahhh ah bunları ben de giyebilseydim sana kimse bakmazdı aşifte […]

Read the rest of this entry »

dalgalandım da duruldum..

Cumartesi, Eylül 9th, 2006

NEDEN YILLAR İÇİNDE USLANIR GERÇEKTEN AKILLI OLAN DİNLEYİCİ?

Seneler öncesinin uzun saçlı, küpeli (küpe hala duruyor olabilir), dövmeli (onlarda duruyodur bi aksilik olmadıysa), Bono Vox hesabı fly gözlüklü ağabeyleri ya da aynı tarzın dişil unsurlarını barındıran ablaları bir bakarsınız yıllar sonra bi tuhaf olmuşlar..

Nasıl gerçekleşir Metallica’dan, Supertramp’a geçiş?.. Olması gerekmekte midir, sağlığa zararlı […]

Read the rest of this entry »