daha henüz bir çarpışma bile hasıl olmamışken, karşı karşıya geldik diye bana “ufff” çeken hanımefendiye ithafen yazılmıştır.. dikkatlice okuyunuz..
ilk önce fotoğrafa bakınız sayın bağyan.. kalabalık.. o seçkin görüntünüzün altında nasıl sinir, nasıl gıcık bir kadın var hemen belli bir kere ;ki böylesine kalabalık bir caddede yürürken birisiyle karşı karşıya gelme riskini yok saymışsınız.. nedeniyse basit: şımarıksınız ve herşey sizin için varmış düşüncesindesiniz..
ikincisi zaten bu kalabalık içersinde sevgilinizle elele tutuşmuş (ki bu durumda ikinizin toplam eni nerdeyse 2 metreye yaklaşıyor), söz konusu caddeyi enine geçmek çabasındasınız bir de üstüne üstlük.. ve inanamıyorum hala uflayabiliyorsunuz.. yüzsüzlüğün dik alası..
kızdım yine işte.. elimde değil.. gerçekten böylesine yoğun bir caddede birisiyle çarpışmama ihtimali gözeten birisi o kadar ben merkezlidir ki, dönüp hayatını baştan alsa hiçbirşeyi düzelmez.. omzuna çarpana nasıl dönüp ters bakıp oflayabilirsin ki, aynı caddede zaten omuz omuza yürüyorsun.. başka bir şeye kızmış, gergin olabilirsin.. bana ne!! geren ben miyim..
çarpılır, çarparsın da.. devam edeceksin.. her çarpana ters bakacaksan istiklal’de adamın tersini çevirirler anlamazsın.. iyiyimdir hoşumdur ama birisi basacak bir gün damarıma.. çarpacağım birine yanlışlıkla, yanlışlıkla dönüp birşey diyecek.. sonra olanlar yanlışlıkla olmayacak..
istiklal’de yürünür, çarparsın da çarpılırsın da.. bir daha söyliyeyim mi..
bu arada, herşeye karşı tahammülsüzlükten şikayet eden ben nasıl oluyor da bir konuda bu kadar asabi olabiliyorum sizce.. tahammül edemeyene karşı da ben tahammülsüzüm de ondan..
ya bişii diicem; işerken klozet kapaklarını niye kaldırmıyorsunuz.. sinirim kabarmaya başladı.. tüm klozet kapaklarına işeme eylemi yapacam kimse oturarak kakasını yapamayacak.. tööbe tööbe..
dilinin kemiği olanlara.. söylemesi gerekenleri söylemeyip, durumu kurtaranlara.. gereksiz yere insanları yapamayacakları ve halihazırda zaten yapamadıkları şeylere daha da cesaretlendirenlere.. birilerinin incinmesinden korkarak eleştirileri saklayıp, bir süre sonra koruduklarını sandıkları bu “birilerinin” farkında olmadan en büyük düşmanı oluverenlere.. çünkü er ya da geç bir “dili kemiksiz” çıkacak ve bu yaptığı işle çok övünen zavallıya haddini bildirecektir ve pohpohçular direkt ya da endirekt “gaz veren, dalgaya alan” durumuna düşeceklerdir..
evet üzgünüm, ben müzisyenim.. o beni seçti.. sizlerin kendi mesleklerinizi seçtiğinizin aksine, ya da seçtirildiğinizin.. iki pasifizasyondan ben seçtirilmekten çok seçilmeyi tercih ederim.. göz kırp hako..
ben hiç hasta olunca bokumla uğraşan insanlara karşı böyle bir saygısızlık yapmadım.. ama artık benden şarkı isteyen doktorların çekecekleri var onu söyliim.. abazalığının sona ermesi o gece için müzikle ilgili bir yere varan bir doktor benim çaldığım bardan abaza çıkacak.. yeminim olsun..
ne yapsam ne etsem..
iğrenç, ilginç ve yoğun bir nefretle yüklü insan tanıdığı tanımadığı herkese.. dolmuşta, motorda, rafikte.. tamam, biliyorum; trafikte olacaktı.. bu kadar çabuk kızılmaz ya da alaya alınmaz ki insan.. bak sen de yaptın, tahammülsüzsün.. hemen oflayıp puflamalar, göz devirmeler falan.. nedir ama bu şimdi.. hiç birisinin ayğına basmadın mı sen hayatın boyunca, motorda bir sürü bacak arasından atlarken birisinin pantolonuna toprak bulaştırmadın mı, ilk kez kullandığın kapı kartıyla turnikeden geçemediğin zaman, anasının karnından manyetik kartla turnikeden geçerek çıkmış gibi davranan güvenlik görevlisi tavrı nerden geliyor.. kıçı boklusun daha belki.. kimsin ki insanı insandan daha aşağı görüyorsun, herhangi birine salak, sakar, beceriksiz muamelesi yapıyorsun.. nerden, hangi hakla..
reklamların, gerek tüketiciyi gerekse de tüketileni ne kadar etkilediği ve yönlendirdiği şüphesiz.. ama unutulmasın ki, içini çözmüş, ne istediğini bilen, dengeli tüketim prensiplerine sahip, kendini güdümlenene değil de gereksinimlerine yönlendirmeyi bilen tüketici, bir şekilde reklam tuzağından uzak kalabilmekte ve hür iradesiyle seçimlerini yapabilmektedir..
sabah sabah olmazdı aslında.. keşke de olmasaydı.. yine ağır abi olayı fena takıldım ben bunlara.. olamadım diye mi acaba.. muhtemelen yine bankacı, finanscı gibi bişeydi bu da..
RÖPRAZANT MESELESİ


