
izleyeni ve hakkında herhangi bir şey okuyan herkesi yıllarca oyalayabilecek bir filmdi kayıp çocuklar şehri.. alien serisinin 4. filmi ressurrection’ın, ridley scott, james cameron ve david fincher gibi ilk 3 filmi çekmiş yönetmenlerden sonra güvenildiği yönetmen olması nedeniyle jean-pierre jeunet o dönem dikkatimi oldukça çekmişti.. güzel bir film de olmuştu hani.. ripley’in yanı sıra ilk kez karşılaştığım yüzler eşliğinde bir yaratık değişik bir tecrübe olmuştu.. kleptoman winona ryder sayılmaz bu yeni yüzler arasında.. en önemlilerinden birisi olan dominic pinon‘un ise jeunet ile olan ilgisi çok daha eskilere dayanmaktaydı sonradan öğrendik.. kaldı ki oyuncu nerdeyse bütün jeunet filmlerinde rol almış.. şarküteri‘de, kayıp çocuklar şehri’nde, amelie’de, a very long engagement’da, ve evet resurrection’da.. en son ise jeunet’nin kayıp çocuklar şehri’ndeki ortağı marc caro yönetmenliğinde dante 01‘de.. bu yıl festivalde kaçırdığıma deli gibi pişmanım..
jeunet ya da caro hakkında yazılacak herhangi bir yazı elinizde olmadan hyper-text’e dönüşüveriyor.. referansların sayısı ve
çeşitliliği o kadar belirgin ki, bir çok konuda bilgilenmek ve bilgilendirmek durumunda kalmanız kaçınılmaz.. bir açıdan bir sinema okulu oldukları kesin.. pitof ellerinde yetişmiş örneğin.. daha sonra tamamı dijital çekilen ilk filme imza atan yönetmen oluvermiş pitof; vidocq..
gelelim filme.. kayıp çocuklar şehri’nin konusu kısaca şu: bir klon olan krank (daniel emilfork), erken yaşlanmaktan muzdarip.. bir türlü göremediği mutlu rüyaların eksikliğinin onu erken yaşlandırdığından şüpheli.. yakın bir şehirdeki çocukları çalıp onlardan ödünç! aldığı rüyalarla bunu engellemeye çalışmakta.. kendisi gibi klon, birbirinin eşi 6 kardeş (dominic pinon) ve anneleri Mademoiselle Bismuth (mirelle mosé) ve akvaryumda bir beyin ve ona bağlı elektro-mekanik bir oluşumdan ibaret amcaları krank’a yardımcı olmaktalar.. bu arada olan biteni, yaptığı klonları unutmuş le scaphandrier (yine dominic pinon) yarım akıllı dev sirk göstericisi bir (ron perlman) ve miette (judith vittet) sayesinde olanları hatırlayıp yaptığının telafisine girişmekte.. bir ve miette’in olaylara karışmasının nedeni ise bir’in küçük kardeşinin krank tarafından kaçırılması.. bu arada olayların içersinde siyam ikizi, şeytan kalplilerli yetimhane müdiresileri ahtapot (Geneviève Brunet ve Odile Mallet) ve pire eğitmeni marcello da işin içine girince ortalık epeyce karışıyor.. set tasarımından kostümlerine kadar herşeyiyle bir klasik olmaktan çok çok öteye geçen bir film kayıp çocuklar şehri.. yaklaşık yirmi yıldan sonra tümü stüdyoda çekilen ilk fransız filmi olma özelliğini taşıyor.. görülen tüm ortam ve setler inşa edilmiş gerçekten.. hareket eden her şey mekanik.. pitof’a sadece laterna sesinden emir alan pireler ortaya çıktığında iş düşmüş 3D renderinglerde.. aynı çorabı içine girerek makyajla birbirlerine benzetilen siyam ikizleri bile film hilesiz.. aynı elbiseleri paylaşarak rolü gerçekleştirmişler oyuncular.. özellikle birlikte yemek yaptıkları sahne inanılmaz.. sadece o bölüm bile izlenebilir desem yeridir.. ek özelliklerde provalarını izlediğimde inanılmaz şaşırmıştım..
başrol oyuncularından ron perlman yarım yamalak fransızcasıyla pek iyi duruyor.. avrupa’da bütün kasting ajansları aranıp bitirilip oyuncu bulunamayınca jeunet alien:resurrection’da da birlikte çalışacağı ron perlman’ı tercih etmiş.. mütevazi ama dolu dolu bir filmografisi var ron perlman’ın.. fiziksel görünüşü fantastik filmlerin vazgeçilmez oyuncularından yapıyor o’nu.. en son hiti guillermo del toro yönetiminde hellboy ise bunlardan sadece birisi.. bizim eskiler aslan adam vincent dediğimde hemen hatırlayacaklardır zaten perlman’ı.. terminator abla linda hamilton‘la birlikte oynadığı güzel ve çirkin dizisinden..
diğer oyunculardan ticky holgado yine tüm jeunet ya da caro filmlerinde mevcut.. en belirgin olarak kendisini amelie’de vesikalık fotoğrafın yanyana 4 karesinden konuşan karakter olarak hatırlayacaklardır.. rufus’u amelie’nin babası rolünden hatırlayacaksınız yanı sıra.. ya da şarküteri’nin eli kanlı kasabı clapet rolündeki jean-claude dreyfus.. aynı oyuncular, farklı filmler.. ya da dominic pinon’u şarküteri’den, amelie’deki fanatik aşık rolünden, resurrection’daki tekerlekli sandalyeli vriess karakterinden.. bu arada sokakta yürüyen adam mathieu kassovitz‘miş, hayret ettim.. nerden nereye..
hep aynı ekibin işi gibi görünen filmler adı geçenler aslında bu ekip söz konusu olunca.. örneğin marc caro kayıp çocuklar şehri’nden özel efekt uzmanı pitof‘a olan borcunu, pitof’un filmi vidocq‘ta animasyon karakterleri tasarımında yer alarak ödemiş.. her ne kadar pitof daha sonrasında halle berry’li ve sharon stone’lu catwoman fiyaskosu ile (ki halle berry’nin dili bile kurtarmamıştır yapımı) biraz gerilere düştüyse de, vidocq her dem kurtaracaktır kendisini..
kostümleri jean-paul gaultier imzalı kayıp çocuklar şehri.. caro’nun özel isteğiymiş gaultier.. kendisini 5. element filmini de renklendirirken görmüştük.. set tasarımı ve sanat yönetimi jean rabasse ve marc caro’ya ait.. ilginç ve gizemli bir adam caro.. ortalarda görünmeyi ve fotoğraf vermeyi pek sevmiyor.. kayıp çocuklar şehri’nin kamera arkasıdan özellikle kendi isteğiyle görünmemiş.. filmin müziği angelo badalamenti‘nin, görüntü yönetmeni ise jeunet’nin alien:resurrection’da da birlikte çalıştığı darius khondji..
kayıp çocuklar şehri sadece film olarak değil, beraberinde getirdiği yepyeni, zamanı ve adı olmayan dünyasıyla da heyecan verici.. her açıdan dikkat çekici, sinema sevenlerin ilk on listesine hemen girebilecek yeterlilikte bir film.. yoksa ilk 3 mü demeliydim.. ayrıca DVD gerçekten çok özenli bir çalışma olmuş.. fiyatıyla karşılaştırıldığında elinize geçenler paha biçilmez.. her zamanki uyarım yani yine; çok sevdiklerinizi alın ki endüstri yaşasın..





sizen bir ricam war. radyo tv bölümü öğrencisiyim ve sitede filmlerin sinematografik açıdan yapılmış yorumlarınıda görmek istiyorum. şimdiden tşk ediyorum
sevgili fatih; sinematografik açıdan bir filmi yorumlamak biraz had aşar gibi şimdilik.. senin gibi işini okulunda öğrenenlerin yardımı ne güzel olur aslında bu konuda.. bizimki izleyici gözü.. ilgine teşekkürler..